Sosyal medyada halka arzlara ilişkin yapılan paylaşımlar ve bu paylaşımların ücret karşılığında yaygınlaştırıldığı yönündeki iddialar, sermaye piyasalarında uzun süredir tartışılan önemli bir konuyu yeniden gündeme taşıdı.

Son olarak Piyasa Haber isimli sosyal medya hesabı tarafından yapılan paylaşımlarda, halka arzlara ilişkin içerikler üreten bir hesapla ilgili olarak ücret karşılığında alıntı paylaşım ve sosyal medya görünürlüğü sağlandığı yönünde iddialara yer verildi.
Paylaşılan ekran görüntüleri ve iddiaların doğruluğu konusunda tarafımızca bağımsız bir doğrulama yapılmış değildir. Bu nedenle söz konusu kişi veya herhangi bir halka arz şirketi hakkında kesin bir değerlendirmede bulunmak mümkün değildir.
Ancak tartışmanın ortaya çıkardığı soru, kişilerden çok daha büyüktür:
Halka arzlar hakkında yatırımcıya “analiz” veya “kişisel görüş” görünümünde sunulan içeriklerin arkasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığını yatırımcı biliyor mu?
Bir şirketin reklam vermesi veya sosyal medya üzerinden tanıtım faaliyetinde bulunması başlı başına tartışılması gereken konu değildir.
Asıl mesele; ücretli bir ticari iletişimin, reklam veya iş birliği olduğu açıkça belirtilmeden bağımsız yatırımcı görüşü, analiz ya da tavsiye izlenimi yaratacak biçimde sunulup sunulmadığıdır.
Özellikle halka arz dönemlerinde bu ayrım çok daha kritik hale gelmektedir.
Çünkü halka arz hakkında olumlu değerlendirmelerde bulunan bir içerik üreticisinin şirket, aracı kurum, halka arz sürecinde görev alan başka bir taraf veya üçüncü kişilerle doğrudan ya da dolaylı bir ticari ilişkisinin bulunması halinde, yatırımcının bu ilişkiyi bilmesi söz konusu içeriği değerlendirirken önemli bir unsur olabilir.
Üstelik mesele yalnızca içeriği ilk paylaşan hesapla sınırlı değildir.
Bir içeriğin ücret karşılığında başka hesaplar tarafından alıntılanması, yeniden paylaşılması veya organize biçimde görünürlüğünün artırılması söz konusuysa, organik yatırımcı ilgisi ile satın alınmış sosyal medya görünürlüğü arasındaki sınırın da açık olması gerekir.
Şeffaflık neden önemli?
Sermaye piyasalarının temelinde bilgi ve güven vardır.
Yatırımcı bir halka arz hakkında onlarca farklı hesaptan benzer olumlu değerlendirmeler gördüğünde bunun birbirinden bağımsız yatırımcı görüşleri olduğunu düşünüyorsa, ancak gerçekte söz konusu görünürlüğün tamamı veya bir bölümü ticari bir organizasyonun sonucuysa, yatırımcının karşısındaki bilgi ortamının niteliği değişmektedir.
Bu nedenle tartışılması gereken esas konu “kim hangi halka arzı övdü?” değil; halka arz iletişiminde reklam, sponsorluk ve diğer maddi ilişkilerin yatırımcı tarafından açıkça görülebilir olup olmadığıdır.
Sermaye piyasalarında yeni bir şeffaflık standardına ihtiyaç var mı?
Bugün sosyal medya, halka arzların yatırımcıya ulaşmasındaki en güçlü kanallardan biri haline gelmiş durumda.
Bu güç beraberinde daha büyük bir sorumluluk getiriyor.
Halka arzlara ilişkin ücretli içeriklerde ticari ilişkinin açıkça belirtilmesi, varsa sponsorluğun görünür hale getirilmesi ve yatırımcının bağımsız görüş ile ücretli iletişim arasındaki farkı kolaylıkla anlayabilmesi, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından giderek daha önemli hale geliyor.
Son yaşanan tartışmanın kişiler üzerinden yürütülen yeni bir sosyal medya kavgasına dönüşmesi yerine, halka arzların dijital mecralarda nasıl tanıtıldığı ve yatırımcıya karşı hangi şeffaflık standartlarının uygulanması gerektiğinin tartışılmasına vesile olması çok daha değerli olacaktır.
Çünkü yatırımcının bilmesi gereken yalnızca bir içeriği kimin yazdığı değil, o içeriğin neden ve hangi ilişki içerisinde üretildiğidir. yaygınlaştırıldığı yönündeki iddialar, sermaye piyasalarında uzun süredir tartışılan önemli bir konuyu yeniden gündeme taşıdı.
Son olarak Piyasa Haber isimli sosyal medya hesabı tarafından yapılan paylaşımlarda, halka arzlara ilişkin içerikler üreten bir hesapla ilgili olarak ücret karşılığında alıntı paylaşım ve sosyal medya görünürlüğü sağlandığı yönünde iddialara yer verildi.
Paylaşılan ekran görüntüleri ve iddiaların doğruluğu konusunda tarafımızca bağımsız bir doğrulama yapılmış değildir. Bu nedenle söz konusu kişi veya herhangi bir halka arz şirketi hakkında kesin bir değerlendirmede bulunmak mümkün değildir.
Ancak tartışmanın ortaya çıkardığı soru, kişilerden çok daha büyüktür:
Halka arzlar hakkında yatırımcıya “analiz” veya “kişisel görüş” görünümünde sunulan içeriklerin arkasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığını yatırımcı biliyor mu?
Bir şirketin reklam vermesi veya sosyal medya üzerinden tanıtım faaliyetinde bulunması başlı başına tartışılması gereken konu değildir.
Asıl mesele; ücretli bir ticari iletişimin, reklam veya iş birliği olduğu açıkça belirtilmeden bağımsız yatırımcı görüşü, analiz ya da tavsiye izlenimi yaratacak biçimde sunulup sunulmadığıdır.
Özellikle halka arz dönemlerinde bu ayrım çok daha kritik hale gelmektedir.
Çünkü halka arz hakkında olumlu değerlendirmelerde bulunan bir içerik üreticisinin şirket, aracı kurum, halka arz sürecinde görev alan başka bir taraf veya üçüncü kişilerle doğrudan ya da dolaylı bir ticari ilişkisinin bulunması halinde, yatırımcının bu ilişkiyi bilmesi söz konusu içeriği değerlendirirken önemli bir unsur olabilir.
Üstelik mesele yalnızca içeriği ilk paylaşan hesapla sınırlı değildir.
Bir içeriğin ücret karşılığında başka hesaplar tarafından alıntılanması, yeniden paylaşılması veya organize biçimde görünürlüğünün artırılması söz konusuysa, organik yatırımcı ilgisi ile satın alınmış sosyal medya görünürlüğü arasındaki sınırın da açık olması gerekir.
Şeffaflık neden önemli?
Sermaye piyasalarının temelinde bilgi ve güven vardır.
Yatırımcı bir halka arz hakkında onlarca farklı hesaptan benzer olumlu değerlendirmeler gördüğünde bunun birbirinden bağımsız yatırımcı görüşleri olduğunu düşünüyorsa, ancak gerçekte söz konusu görünürlüğün tamamı veya bir bölümü ticari bir organizasyonun sonucuysa, yatırımcının karşısındaki bilgi ortamının niteliği değişmektedir.
Bu nedenle tartışılması gereken esas konu “kim hangi halka arzı övdü?” değil; halka arz iletişiminde reklam, sponsorluk ve diğer maddi ilişkilerin yatırımcı tarafından açıkça görülebilir olup olmadığıdır.
Sermaye piyasalarında yeni bir şeffaflık standardına ihtiyaç var mı?
Bugün sosyal medya, halka arzların yatırımcıya ulaşmasındaki en güçlü kanallardan biri haline gelmiş durumda.
Bu güç beraberinde daha büyük bir sorumluluk getiriyor.
Halka arzlara ilişkin ücretli içeriklerde ticari ilişkinin açıkça belirtilmesi, varsa sponsorluğun görünür hale getirilmesi ve yatırımcının bağımsız görüş ile ücretli iletişim arasındaki farkı kolaylıkla anlayabilmesi, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından giderek daha önemli hale geliyor.
Son yaşanan tartışmanın kişiler üzerinden yürütülen yeni bir sosyal medya kavgasına dönüşmesi yerine, halka arzların dijital mecralarda nasıl tanıtıldığı ve yatırımcıya karşı hangi şeffaflık standartlarının uygulanması gerektiğinin tartışılmasına vesile olması çok daha değerli olacaktır.
Çünkü yatırımcının bilmesi gereken yalnızca bir içeriği kimin yazdığı değil, o içeriğin neden ve hangi ilişki içerisinde üretildiğidir.




